|
Eğitim Bir Sen Uludağ Üniversitesi Temsilciliği YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay’ın katılımı ile Geleceğin Üniversitesi ve Yükseköğretimin Temelleri konulu bir konferans gerçekleştirdi.
Uludağ Üniversitesi yerleşkesinde bulunan Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Prof. Dr. Durmuş Günay’ın yanı sıra Büyükşehir Belediye Başkan Vekili, Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Dilek, Orhangazi Üniversitesi Rektörü, rektör yardımcıları, İlçe Milli Eğitim Müdürleri ve Memur Sen Bursa İl Temsilcisi ve Eğitim Bir-Sen Bursa Şube Başkanı Numan Şeker, Eğitim Bir-Sen yönetim kurulu üyeleri, Üniversite Temsilcisi ve yönetimi ile çok sayıda öğretim görevlisi katıldı.
ÜNİVERSİTELER EĞİTİM BİR-SEN’İN BAĞIMSIZ ŞUBELERİNİ KURACAK
Programda ilk olarak söz alan Eğitim Bir-Sen Üniversite Temsilcisi İlyas Kaya, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yapılanmasında çeşitli değişimler yaşandığını ve bu değişimleri en yetkili kaynaktan öğrenmek adına böyle bir konferans gerçekleştirdiklerini söyledi. Öğretim üyelerinin arabanın arka tekeri olarak görülmesini istemediklerini kaydeden Kaya, “2012 yılı sendikamız için önemli bir yıl olacak. Türkiye’deki bütün üniversitelerde sendikamızın bağımsız şubelerini kuracağız. Çok kısa bir zamanda biz de Uludağ Üniversitesi ve Bursa’daki diğer üniversiteler olarak bizler de bağımsız şubemizi kuracağız” diye konuştu.
Kamu çalışanlarlının ekonomik, sosyal ve özlük haklarını korumak ve geliştirmek için çaba sarf ettiklerini dile getiren Eğitim Bir-Sen Bursa Şube Başkanı Numan Şeker, sendika olarak Türkiye’de yapılan bütün antidemokratik uygulamalara da karşı da tavır aldıklarını kaydetti.
550 bin üyesiyle Cumhuriyet tarihinde hiçbir sendikanın ulaşamadığı üye sayısına ulaştıklarını kaydeden Şeker, Eğitim Bir-Sen olarak insanların zihnindeki olumsuz sendikacılık anlayışını yıkmak ve kamu çalışanlarının sorunlarını gidermek adına çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade etti.
1923’TE MAAŞIYLA 24 ALTIN ALABİLEN BİR ÖĞRETMEN ŞİMDİ 2,5 ALTIN ALABİLİYOR
Sendika olarak ilk defa toplu sözleşme hakkı verildiği için referanduma evet dediklerini yineleyen Başkan Şeker, hükümete şöyle seslendi: “Eşit işe eşit ücret bağlamında 2,5 milyon kamu çalışanının sadece 450 bini bu uygulamadan yararlandı. Üst yöneticilerin maaşlarında bin 100 TL artış yaşandı. Ancak araştırma görevlileri bin 600 TL civarında maaş alıyorlar. Bu maaşlarla araştırma görevlileri neyin araştırmalarını yapacak. 1923 yılında bir öğretmen maaşıyla 24 altın alırken, şimdi sadece 2,5 altın alıyor. Bu arkadaşlarımız eğitimde nasıl lokomotif görevi görecekler. Kendisini geçindiremiyor ki, kitap, gazete alsın, akademik çalışmaları takip etsin” diye konuştu.
Eğitim Bir-Sen olarak ciddi çalışmalara imza atıklarına vurgu yapan Şeker, “Birileri öğretmenin küpeli olarak derse girmesi için hukuk mücadelesi verirken biz eğitim çalışanlarının problemlerini çözme mücadelesi verdik” dedi. Şeker ayrıca Eğitim Bir-Sen kurucu başkanı Mehmet Akif İnan’ı ölüm yılı dönümünde rahmetle andıklarını söyleyerek konuşmasını sonlandırdı.
Böyle anlamlı bir programı düzenleyen Eğitim Bir-Sen’e teşekkür eden Rektör Prof. Dr. Dilek, Prof. Dr. Günay’a da teşekkür etmeyi ihmal etmedi.
Yükseköğretimin dünü, bugünü ve geleceği hakkında bilgiler aktaran YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay, yükseköğretime dair sayısal bilgileri paylaştı. Toplumun ihtiyaç duyduğu kişileri üniversitelerin yetiştirdiğini dile getiren Prof. Dr. Günay, “Üniversiteler madem toplumun insanlarını oluşturuyor, sistematik bir temel üzerine kurulması lazım” dedi.
AÇIKÖĞRETİMDEKİ ÖĞRENCİ SAYISI DÜŞÜRÜLMELİ
Yükseköğretim brüt okullaşma oranlarını aktan Prof. Dr. Günay, açık öğretimdeki öğrenci sayısının düşürülmesi ve yüz yüze eğitimin artması gerektiğinin altını çizdi.
YÜKSEKÖĞRETİMDE TOPYEKÜN BİR ZİHNİYET DEĞİŞİMİ YAPILMALI
Yükseköğretim sistemlerinde sorunların kanun çıkarılarak çözülmesi yerine topyekûn bir zihniyet değişiminin yapılması gerektiğinden gerekliliğinden bahseden Prof. Dr. Günay, üniversite eğitim sistemim geniş ve sağlam bir mutabakatın üzerine oturtturulması gerektiğini söyleyerek, şu anki sistemin de çok kötü olmadığını iyi olduğu noktaların var olduğunu sözlerine ekledi.
ÜNİVERSİTELERDE ARAŞTIRMAYA DAHA ÇOK ÖNEM VERİLMELİ
Araştırmanın çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günay, ancak Türkiye üniversitelerinde araştırma noktalarının olmadığını ve bunun büyük bir eksiklik olduğunu vurguladı. Araştırmaya daha çok önem verilmesi gerektiğini söyleyen profesör araştırmaya önem verilirken eğitimin de aksatılmaması gerektiğinin altını çizdi.
ÜNİVERSİTE SANAYİ İŞBİRLİĞİ BEKLENEN DÜZEYDE GERÇEKLEŞEMİYOR
Türk yükseköğretiminin aşması gereken önündeki en önemli zorluğun sayısal büyümesine paralel olarak yeterli sayıda ve uluslararası ölçütleri karşılayan nitelikli öğretim üyelerinin yetiştirilmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Günay, üniversitelerin en önemli sorunun üniversite ile toplum arasındaki bağların yeterince kurulmamış olduğunu söyleyerek, “Üniversite-endüstri işbirliği yıllardır Türkiye’nin gündemindedir. Ancak beklenen düzeyde aktif ve sürdürülebilir bir işbirliği gerçekleştirilememiştir. Üniversite ve endüstrinin arasındaki işbirliği, endüstrinin inovatif yapısı ve ekonominin rekabet gücü için hayati önemi haizdir” diye konuştu. Üniversite-sanayi işbirliği konusunu bir türlü çözüme kavuşturamadıklarını ifade eden Prof. Dr. Günay, bu konunun ele alınarak problemlerin nedenine değinilmesi gerektiğini belirtti.
YÖK 2025 YILI HEDEFLERİNİ ŞİMDİDEN AŞTI
2025 yılı hedeflerinin önemli bir kısmı olan kontenjan artışları ve üniversite sayısındaki artışların yılı itibariyle aşıldığını kaydeden Prof. Dr. Günay, yüzde 65 olarak hedeflenen okullaşma oranının ve 3 milyon 380 bin öğrenci sayısının 2011 yılı itibariyle 3 milyon 817 bin 86 öğrenci, okullaşma oranının ise yüzde 72 olarak gerçekleştiğini iletti. |