|
Memur-Sen Konfederasyonu’na bağlı Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim Bir-Sen) Bursa Şubesi 2011-2012 eğitim öğretim yılının ilk döneminin sona ermesiyle bir basın açıklaması yaptı.
Eğitim öğretim yılının ilk dönemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi ve Eğitim Bir-Sen Bursa Şube Başkanı Numan Şeker, ek ödeme ile ek ders ayrımının yasal zemin bulmuş olması, Ulusal Öğretmen Strateji Çalıştayı’nın düzenlenmesi, YÖK’ün meslek liselileri mağdur eden katsayı problemini çözmesi, 28 Şubat’ta uygulamaya konulan kesintisiz 8 yıllık eğitimin şura kararı gereği kesintili hale getirilmesinin gündeme alınmış olması ile stadyumlara sıkıştırılan 19 Mayıs törenleriyle ilgili Milli Eğitim Bakanlığı’nın inisiyatif alması ve milli eğitim müdürlükleri ile ilgili belirsizliğin ortadan kaldırılmış olmasının olumlu konular olduğunu belirtti.
Tüm bu olumlu gelişmelerin yanı sıra eğitimle ilgili olarak çeşitli olumsuzlukların da yaşandığını kaydeden Başkan Şeker, “Bağış soruşturmaları, öğretmenlerin özür grubu tayin hakkına sınırlama getirilmesi, iller arası rotasyona tabii tutulması tartışmaları, siyasilerin ve bakanlığın eğitim camiasını yaralayan söylemleri gibi eğitimcilerin moral ve motivasyonunda tahribat oluşturan gündemler de yerini almıştır” diye konuştu.
ÖĞRETMENLER KAMUDA EN DÜŞÜK MAAŞ ALAN İKİNCİ PERSONEL KONUMUNDA
Eşit işe eşit ücret kapsamında öğretmen ve öğretim elemanlarının ücretlerinde iyileştirme yapılmadığını ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın, kendi çalışanlarının mali ve özlük haklarıyla ilgili yeterli çaba göstermediği kanaatini ortadan kaldıracak girişimlerde bulunmadığını vurgulayan Şeker, “2,5 milyon memurun toplu sözleşme yapmasını sağlayacak olan 4688 sayılı Kanun’da değişiklik öngören Toplu Sözleşme Yasası’nın çıkarılmamış olması geride bıraktığımız dönemin hanesine eksi olarak yazılmıştır” dedi. Eşit işe eşit ücret uygulamasıyla öğretmen ve eğitim elemanlarının ücretlerinde iyileştirme yapılmadığını tekrar dile getiren Şeker, öğretmen ve öğretim elemanlarının KHK mağduru olduğunu ve kamuda en düşük maaş alan ikinci personelin öğretmen olduğunu vurguladı.
ÖĞRETMEN AÇIĞI ADETA GİZLENMEYE ÇALIŞILIYOR
Öğretmen açığını palyatif yöntemlerle giderilmeye çalışılarak, açığın adeta gizlenmeye çalışıldığını vurgulayan Şeker, öğretmen alımı için takvim ilan edilmesi gerektiğini söyleyerek, ikinci döneme ilişkin yeni öğretmen alımının yapılması ve dersliklerin ücretli öğretmenler yerine ataması yapılmayan öğretmenler ile buluşturulması gerektiğini söyledi.
BAĞIŞ SORUŞTURMALARI YANLIŞ BİR KARARDIR
Devletin yükümlülüğünü yerine getirmemesi sonucu okul aile birlikleri kanalıyla bağış adı altında velilerden alınan paralarla yöneticilerin tamamının soruşturulmasının yanlış bir adım olduğunu vurgulayan Şeker, bu soruşturmanın okul yöneticilerini herkesin gözünde değersizleştiren bir uygulama olduğunu söyledi. Şeker, bağış soruşturmasının sonuçlarıyla birlikte iptal edilmesinin bu olumsuz izi bir nebze ortadan kaldırabileceğini ekledi.
8 YILLIK KESİNTİSİZ EĞİTİM MESLEKİ EĞİTİMİ BİTİRME NOKTASINA GETİRDİ
Zorunlu kesintisiz eğitimin gündeme alınmış olmasının son derece önemli olduğuna vurgu yapan Şeker, “8 yıllık kesintisiz eğitim dayatması ‘siyasi hayatıma mal olsa dahi yapacağım’ diyenlerin siyasi hayatını bitirmekle birlikte sanayide çırak, mesleki eğitimde yönlendirme gibi önemli hususları da bitirme noktasına getirmiştir” dedi. Mesleki eğitime ağır darbe vuran katsayı probleminin, meslek liselerinin aleyhinde olan uygulamayı geride bırakan kararının YÖK’ün attığı en önemli adım olduğunu söyledi.
MİLLİ BAYRAMLAR DAR BİR ALANA SIKIŞTIRILAN UYGULAMALAR OLMAKTAN ÇIKARILMALI
Ayrıca son dönemde çeşitli yorumlara neden olan 19 Mayıs kutlamaları ile ilgili de konuşan Başkan Şeker, “Milli bayramlar, hem kutlamalarda görev verilen öğrencilerin eğitimin aylarca aksatan hem de kutlamaları dar bir alana sıkıştıran uygulamalar olmaktan çıkarılmalıdır” diyerek konuşmasını sonlandırdı.
|