|
Aydın Hoca,ilginç bir soru sordu.”Bizim adamlardan bir halt olur mu? Soru da yazı da ilginç...Bir o kadar da gerçek...Yazıyı okurken olgular ve isimler gözünüzün önünden sular seller gibi akıp gidecek. Tabi Aydın Hoca’nın nasihatlerinden de nasipsiz kalamazsınız:
…..
burada sen otur ama adaletten ayrılma, liyakatle işlerini yürüt, iltimas geçme. Dün seni taşralı diye sokağa atanlara da adaletli ol ama seni omuzlarına alıp buraya taşıyan insanları da asla unutma. Çünkü senin o insanlara diyet borcun var. Asıl meşruiyeti bu insanların gözünde ara ve onların nezdindeki meşruiyeti kaybedersen, bu işin mücadelesini veren insanları darıltırsın. Ayağın sürçerse bir daha bu insanları yanında bulamazsın. O, meşruiyet arama mücadelesi verdiğin otoriter kesim ise zaten seni hiç kabul etmedi asla da etmeyecektir. Böyle yaparsan kapaklandığın yerden, ne sen kalkabilirsin ne de seni kaldıracak birisini bulabilirsin.
……
Gel gör ki, durum hiç de böyle olmuyor. Kendinde büyük güç, keramet ve karizma vehmeden bu özneler, tıpkı bir zamanlar; ‘onlar taşralı, hiçbir şeyden anlamazlar’ diyerek dışlanan, ötelenen, ötekileştirilen bu insanlar, yine aynı şekilde kendi insanları tarafından üstelik omuzuna alarak, geldiği yere taşıdıkları insanlar tarafından dışlanması çok daha ağır bir şekilde yaralayıcı olduğunu söylemek gerekir. Dünün jakobenleriyle bugünün vitrinlikleri arasında sadece çok ince bir çizgi var.
…..
Bizim Adamlardan Bir Halt Olur mu?
|