|
AK Parti’nin göçmen kökenli adayı Mustafa Öztürk: “Özgürlüğün ne demek olduğunu iyi biliyorum”
Gaste Bursa olarak seçimlere az bir süre kala yaptığımız röportajlara bir yenisini daha ekledik. Bugün de AK Parti Bursa 2. Sıra Milletvekili Adayı Mustafa Öztürk’le röportaj yaptık. Bursa’nın ve Bursalıların yakından tanıdığı bir isim olan Mustafa Öztürk’le seçim çalışmalarını, AK Parti’yi, projelerini ve yeni anayasayı konuştuk. Bursa’da Telekom Başmüdürlüğü yapmış, bürokratlık döneminde toplumun her kesimiyle sıcak diyaloglar kurmuş ve beğenisini toplamış bir kişi olan Mustafa Öztürk’ün birkaç ay önce başlayan siyasi hayatını masaya yatırdık. Biz hoş bir sohbet gerçekleştirdiğimizi düşünüyoruz, umarız siz de beğenirsiniz…
Hadi hep beraber okuyalım bakalım…
AK Parti Bursa’daki milletvekili listesini biri hariç tamamen yeniledi ve siz listenin ikinci sırasında yer aldınız. İkinci sırada yer almanız gerçekten bir sürpriz mi, şaşırdınız mı bu duruma?
Esasında bu soruyla seçim çalışmalarım boyunca çok sık karşılaştım. Yani böyle bir soruyu yadırgamıyorum artık. Ben uzun yıllar Bursa’da Telekom Baş Müdürü olarak görev yaptım. Bunun dışında Bursa’daki birçok STK’ da aktif olarak görev yaptım. Görev sürem boyunca Bursa’daki bütün çevrelerle irtibat halinde oldum. Siyasetin içerisinde değildim ama siyaseti yakından takip ediyordum. Bürokrat olduğum dönemde bütün enerjimi vatandaşlarımızın sorunlarını çözme ve hizmet etmeye harcadım. Bu dönemde de ülkeme ve milletime daha fazla hizmet etmek amacıyla siyaset kurumunda bulunmaya karar verdim ve AK Parti’den aday adayı oldum. Genel Başkanımız ve Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan da bizi Bursa’da ikinci sıra milletvekili adayı olarak değerlendirdi. Bu benim için kesinlikle bir sürpriz değil, sadece Başbakanımızın bir takdiridir. Şüphesiz ki bu takdir benim omuzlarıma ağır bir sorumluluk yüklemiştir ben de bu sorumluluğun bilincindeyim.
İktidar Partisi’nin Bursa’daki ikinci sıra milletvekili adayısınız. Sizden önce de Sayın Bülent Arınç var. Üzerinizde ağır bir yükün olduğuna inanıyor musunuz?
Öncelikle şunu söylemekte fayda var. AK Parti kurumsal yapılanmasını tamamlamış, şahısların değil sistemin bağlayıcılığının olduğu bir partidir. Bundan dolayı benim ikinci sırada olmamın, bir başka arkadaşımın üçüncü, diğerinin ise 10. sırada olmasının önemi yok. Sonuçta hepimiz bu partiye mensup, bu partiye oy veren insanların tercihleriyle bir yere geleceğiz. Dolayısıyla böyle bir ortamda isimlerin, şahısların, numaraların, sıralamaların bir önemi yok. Bizim bütün arkadaşlarımızın omuzlarında önemli bir sorumluluk yükü var. Bu yük,milletimizin vereceği vekaletin sorumluluğunun ağırlığıdır.İnanıyorum ki her bir arkadaşımız bu sorumluluğu bihakkın yerine getirecektir.
Mustafa Öztürk Milletvekilliği döneminde nasıl bir siyasi portre çizecek. Seçim çalışmalarında olduğu gibi sizi halkın arasında görmeye devam edebilecek miyiz?
Bizim yerimiz her zaman vatandaşlarımızın yanı olacak. Halkımızın her şeye rağmen herkesi kuşatan yamacı olacak. Hem dünyaya karşı bakış açım hem de içinde bulunduğum siyasi partinin genlerinde sürekli halkın yanında olmak var. Bundan dolayı benim yanım da halkımın, vatandaşımızın yanı olacak. Bu konuda hata yapmamaya özen göstereceğim, hata yaptığımda da halkımızın uyarılarını dikkate alacağım. Bu konuda kimsenin şüphesi olmasın; Mustafa Öztürk’ün yeri de yurdu da belli. Bana seçim çalışmaları sırasında zaman zaman, seçimden sonra da halkın içinde olup olmayacağım soruluyor. Ben zaten her zaman halkımın içinde oldum. Kopmam da mümkün değil.
Siz aslında AK Parti listelerinde genelde Rumeli özelde Bulgaristan Göçmenleri’ni temsil ediyorsunuz. AK Parti bu seçimde demografik yapıyı öyle görülüyor ki listelere daha objektif yansıtmış. Siz buna katılıyor musunuz?
AK Parti listelerinde iki Yunanistan iki Bulgaristan doğumlu aday var. Toplam dört Rumelili göçmen listelerde yer buldu. Diğer partilerin listelerindeki göçmen kökenli adaylardan hiçbirisi Rumeli topraklarında doğmamış. Ben Bulgaristan Kırcali İli Ustura İlçesi Deveciler Köyü doğumluyum. Benim ailem, göçmen bir ailenin yaşayabileceği bütün sıkıntıları çekmiş bir aile. 1968’de sadece dört valizle Türkiye’ye turist pasaportuyla geldik. Babamı 1985’de Bulgar Zulmü’nün en yoğunlaştığı günlerde kaybettim. Bunu unutmam mümkün değil…
Bulgaristan’a daha sonra gittiniz mi?
Evet. Sekiz yaşındaydım. Tekrar gittiğimde köylere gitmemiz yasaktı. Kaçak olarak gittik. Yarım gün divanın altında saklandığımı hatırlıyorum. “Tamam, çıkabilirsiniz” dendiğinde o çocuk yüreğimle kırlara, özgürce koştuğumu hatırlıyorum. Özgürlüğün, demokrasinin, vatan özleminin ne olduğunu yaşayarak öğrendim. Şu an bulunduğum noktada da göçmen kökenli vatandaşlarımızın sorunlarını yakından bilen birisi olarak onların sorunlarıyla ilgilenmek istiyorum.İnşallah seçilirsem, siyasi hayatımda Balkanlarda yaşayan Türklerle anavatanımızdaki vatandaşlarımız arasında köprü vazifesi göreceğim. Onların dertleriyle dertlenip, sorunların çözümü noktasında çalışacağım.
Mustafa Öztürk olarak hangi projeleri gerçekleştirmeyi düşünüyorsunuz? Bursa için ne gibi çalışmalar yapacaksınız?
Bildiğiniz gibi Devlet Bakanımız ve Başbakan Yardımcımız Bülent Arınç, Bursa için 100 büyük proje açıkladı. Türkiye’nin olduğu gibi Bursa’nın da 2023 Vizyonu ortaya konuldu. Böyle bir ortamda bizim öncelikli amacımız bu projelerin gerçekleşmesi olabilir. Ama benim şahsi olarak yapmayı istediğim en önemli şey milletimizin geleceğini şekillendireceğine inandığım Yeni Anayasa Süreci’ne katkı yapmak. Bildiğiniz gibi partimizin seçimlerden sonra Yeni Bir Anayasa yapma düşüncesi var. Ülkemizin yapısal sorunlarını da çözecek olan bu anayasa süreci çok önemli. Türkiye’nin aydınlık geleceğe ulaşması, tam anlamıyla demokratik bir ortamın yerleşmesi adına yeni anayasa çalışmaları çok önemli… Benim için en önemli proje Yeni Anayasa’dır. Ortaya konulan birçok projenin gerçekleşmesinin temel şartı olmasa bile yeni bir anayasanın yapılması ülkemizin ve özelde şehrimizin yapısal sorunlarına da çare olacaktır kanaatindeyim. Ayrıca ben İTÜ Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği mezunuyum. Hayatımın önemli bir kısmı bu alanda projelerle geçti. Bilişimle de yakından ilgileniyorum. Bilişim Vadisi Projesi’nde Bursa’nın yeterince aktif rol alamadığı görülüyor. Ben bu konuyu önemli bir gündem maddesi olarak ele alıyorum. Gençlik Projeleri, benim öncelikli projelerimden birisi de bu. Seçim sürecinde gençlik buluşmalarında genç kardeşlerimle önemli görüş alışverişinde bulundum. Bundan sonra da gençlere yönelik çalışmalarda aktif olarak rol alacağım.
AK Parti Yeni Anayasa Süreci’yle ilgili neleri planlıyor. Tamamen sivil ve demokratik bir anayasa yapılabilecek mi?
Şüphesiz ki bizim nihai hedefimiz budur. Biz tamamen sivil, demokratik, özgürlüklerin olabildiğince geniş ve bütün kesimlerin üzerinde ittifak edebileceği bir anayasa çalışması yapmak istiyoruz. Türkiye darbe anayasalarından çok çekti. Ve 12 Eylül Referandumu’nda nasıl bir anayasa istediğini de az çok ortaya koydu. Artık insanlarımız ülkemizde vesayet rejiminin tamamen ortadan kaldırılmasını istiyor. Vesayetin sona ermesini ve daha fazla demokrasi istiyor. AK Parti olarak biz de halkımızın taleplerine göre, vatandaşlarımızın isteklerine göre tamamen sivil bir anayasa yapmak istiyoruz. Tabi bunu yaparken toplumun yapı taşları olan temel unsurlarını göz ardı etmeyeceğiz. Bu anayasa toplumsal uzlaşmayla yapılacak ve ortaya konulacak.
Sizce AK Parti’nin bu seçim döneminde özellikle Anayasa üzerine vurgu yapması, buna yönelik mesajlar vermesi bir yanlışlık değil mi? Ülkemizin tek problemi anayasa mı?
Evet, bizim ülkemizin öncelikli olarak çözülmesi gereken problemi anayasa’dır… Mevcut Anayasa artık ülkemizin yükünü çekememektedir. Ülkemiz her geçen gün hem içeride hem dışarıda daha itibarlı bir konuma doğru yükselmektedir. Fakat darbe ürünü bir anayasaya sahip olmamız yapabileceğimiz birçok olumlu çalışmayı da yapmamızı engellemektedir. Bunun sebebi de anayasal kurumların durması gereken yerlerde durmamasıdır. Bildiğiniz gibi AK Parti iktidara geldiğinden beri hizmet üretme konusunda değil, bu hizmetleri uygulama noktasında sorun yaşamıştır. Bazen yüksek yargı, bazen farklı devlet kurumları ve bazen de belli güç odakları tarafından engellenmek istenmiştir. Aslında 12 Haziran seçiminin Ergenekonvari demokrasi karşıtı yapılanlamalara, vesayet isteyenlere, halka rağmencilere en güzel cevap olacağı düşüncesindeyim.
CHP’de bir yenilenme süreci dikkati çekiyor. Yeni CHP ve Kılıçdaroğlu halkımız için umut olabilir mi?
Ben CHP’de yeni bir şey görmüyorum. CHP aynı CHP… Sadece CHP’nin kostümü değişti. Ruhu yine aynı, yani tek partili dönemin, baskıcı, jakoben anlayışlarını aslında bütün söylemlerinde rahatlıkla görebilirsiniz. Sayın Kılıçdaroğlu, CHP seçmeni için nasıl bir umut olacak doğrusu merak ediyorum. Bir yanda dünya lideri, sözünün eri bir Başbakan, diğer yanda ortama göre söylem değiştiren, söylemlerinde herhangi bir tutarlılığın olmadığı bir lider. Aslında bunun ben değil CHP’liler söylüyor. CHP’li milletvekili Canan Arıtman’a bakarsanız Kılıçdaroğlu CHP dışı bir proje. Kılıçdaroğlu ve yeni CHP, CHP dışında projelendirilen bir süreçtir. MHP’deki kaset skandallarının arkasında da Ergenekon şüpheleri ortaya çıktı. Görüldüğü gibi birileri, MHP ve CHP’yi yeniden dizayn etmek istiyor. Bunun sebebi de gücünü halktan alan ve halka dayanan bir AK Parti iktidarıdır.
Sizin konuşmalarınızda 2023 vizyonuna sıkça atıf yaptığınızı görüyoruz. 2023 vizyonu nedir, bu vizyon 2011 Türkiye’sinde uzak bir hedef değil midir?
AK Parti iktidar Cumhuriyet tarihinde icraatlarıyla ve başarılarıyla yeni bir sayfa açmıştır. Artık Türkiye dünyanın 16. büyük ekonomisi, milli geliri 10 bin dolara ulaşmış ve ihracatı 114 milyar doları aşmış bir büyük dünya devletidir. Türkiye hem bölgesinde, hem de dünya ölçeğinde saygın bir yere ulaşmış bir ülkedir. Bunların hepsi 10 yıl önceki Türkiye’de hayal bile edilemeyen şeylerdi. Bugün Türkiye bölgesinde ve dünyada barışın ve istikrarın sembolü olan bir ülke konumundadır. Elbette bu konumdaki bir ülkenin uzun ve yüksek hedef ve idealleri önüne koyması kaçınılmazdır. Biz 2023’te yani Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında dünyanın 10. büyük ekonomisi olarak görmek istiyoruz. İhracatımız 500 milyar doları geçecek kişi başı mili gelirimiz 25 bin dolar olacak. İşsizlik oranlarımız yüzde 5’lere inecek ve Türkiye dünyada her yönüyle söz sahibi bir lider ülke konumuna gelecektir. Bütün bunlardan dolayı 2023 vizyonunun uzak bir zaman dilimi olduğunu söyleyemeyiz. Biz uzakların değil, yüksek ideallerin partisiyiz.
|