|
Bugünlerde çok sayıda milletvekili aday adayı ile tanıştık...
Aralarında önceden tanıdıklarımız da vardı, isimlerini yeni duyduklarımız da...
Siyasette tecrübe sahibi olanlar ile acemiliğini sergileyenler arasında dağlar kadar fark var.
Bunu konuşmalarından, davranışlarından çok rahat anlayabiliyorsunuz...
Deneyimli olanlar geleceğe dair yorum yapmaz ve temkinli konuşur iken, bu alanda yeni boy gösterenler ise sanki seçilmiş milletvekili edalarında ortalıkta dolaşıyor.
Kimi çok para harcayıp daha fazla reklam yaparak rakiplerini geçme derdinde, kimisi ise Ankara'yı mesken tutmuş durumda.
Siyaseti iyi bilenler, hiçbir yöntemin etkili olmayacağının bilincinde, tamamen zamana bırakmış, “Kısmette varsa olur” demekle yetiniyor.
Diğer tarafta;
Birdenbire şehirlerine sevdalananlar,
“Teşkilat beni istiyor” diyenler,
Ankara'dan söz aldığını söyleyenler,
Gösteriş peşinde koşanlar.
Neler neler var...
Halbuki bakıyorsunuz, kerameti kendinden menkul birçoğunun!
Boylarının ölçüsünü almaya az kaldı.
Gencinden yaşlısına, lise mezunundan doktora yapmışına kadar “Bu yarışta ben de varım” diye sahneye çıkanlarla tam bir furya yaşandı.
Elbette bu bir demokratik hak.
Ama yani çocuk oyuncağı da değil ki!
Her işin, her konumun bir kriteri, aranan özellikleri var.
Fakat milletvekilliği için vasıflı vasıfsız herkes kendisini uygun görüyor!
Alt yapısı, kültürü, eğitimi, tecrübesi yeterli mi diye hiç düşünmüyor.
Milletvekilliği ciddi sorumluluk isteyen bir görev, kolay değil.
Neden bu kadar rağbet görüyor acaba?
Milletvekili olamayacağını bile bile aday adayı olan, çok kişi biliyorum, tanıyorum...
Amaçları ne mi?
Göze girmek,
Ünlü olmak,
Konum elde etmek,
Makam, mevki kazanmak,
Dokunulmazlık zırhına bürünmek,
Güç ve yaptırım aracı olarak kullanmak,
Saygınlık ve itibar kazanma hırsı,
Boş vaktini değerlendirmek,
Yüksek maaş,
Kendisi ve yakınları için çıkar sağlamak,
İktidar nimetlerinden yararlanmak,
İş ve ihale kapma...
“Halka hizmet, Hak'ka hizmettir” diye düşünenler, bir elin parmaklarını geçmez.
Sanki ortada bir pazar var!..
Bu pazardan kim ne kapabilirse kâr görüyor.
Kimin ne pay alacağı ise seçimden sonra görülecek.
Bakalım kimler umduğunu bulacak?
Kimler oturduğu yerde kalacak!
Türkan Genç/Bursa Hayat
|