|
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Memur-Sen’e yaptığı ziyarette bakanlık olarak yeni sendikal mevzuatın yürürlüğe girmesi için gerekli çalışmaları tamamladıklarını bildirdi.
BURSA-Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Memur-Sen Bursa İl Temsilciliği’ni ziyaret etti.
Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi Numan Şeker’in hazır bulunduğu ziyarete Bakan Çelik’in yanı sıra AK Parti Bursa Milletvekili İsmet Su, Memur-Sen Bursa İl Temsilciliği’ne bağlı sendika başkanları ve yönetim kurulları ile çok sayıda kamu çalışanı katıldı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Memur-Sen’in özellikle Türkiye’nin demokratikleşmesi noktasında önemli görevler üstlendiğini ve sundukları çalışmaların takdire değer olduğunu dile getirdi. Memur-Sen’in 12 Eylül döneminde önemli bir görev ifa ettiğini dile getiren Çelik, Memur-Sen’in yapmış olduğu bu çalışmaların ne hükümetin ne de Memur-Sen’in yararına yapılmış çalışmalar olmadığını, aksine tüm Türkiye için, gelecek için yapılan çalışmalar olduğunu kaydetti.
Memur-Sen’in yeni anayasa konusunda yapmış oldukları çalışmaları değerlendiren Çelik, bu çalışmaların anayasanın hazırlaması konusunda atılmış olan en önemli adım olduğunu ve işin mutfak kısmının hazırlanmasında önemli bir örnek teşkil ettiğini söyledi.
Bakan Çelik, Türkiye’nin her geçen gün geliştiğini belirterek, “Bu sahada STK’lara, ülkeyi yönetenlere ve muhalefete düşen çok önemli görevler vardır. Hiç kimse bu sorumluktan kaçmamalıdır. 12 Eylül ihtilal anayasası Türkiye’de, varlığını sürdürüyorsa, ‘ben bu oyunda yokum’ deme lüksü ve şansımız yok. Bakanlığımızın halletmesi gereken ciddi işler var. Bunların başında gerek işçi ve gerekse memur sendikaları ile ilgili yasal mevzuatın bir an önce yeniden düzenlenmesi ve anayasa değişikliği çerçevesinde yeni şeklini alması açısından yoğun çalışma var. Ana ilkemiz diyalogdur. ‘Ben bilirim, yaparım’ anlayışı ile ilgili bakanlığımızda hiç bir çalışma yoktur. Her zaman biz birlikte yaparız düşüncesiyle hareket ediyoruz. Bakanlık koltuğuna oturduğumdan bu yana işçi ve işveren konfederasyonları ile temaslarımızı sürdürüyoruz. 4688 sayılı yasanın anayasa değişikliği çerçevesinde bugüne cevap vermeyen maddelerinin ayıklanması ve yeni şeklini alması için toplu sözleşme konusunda gerekli çalışmaları yürütüyoruz” diye konuştu.
SENDİKAL MEVZUAT İLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR TAMAMLANDI
12 Eylül’ün eseri olan sendikalar ile ilgili mevzuatın kaldırılarak yeni bir sendikal mevzuatın yürürlüğe girmesini istediklerini söyleyen Bakan Çelik, “Bu konu sosyal taraflarla görüşülerek bakanlık boyutu tamamlandı. Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu taslağının bakanlar kurulu imzası tamamlanarak önümüzdeki hafta içerisinde komisyona sevkiyle bu ay içerisinde TBMM’de ele alınacağını belirtmek istiyorum. İşçi sendikaları ile ilgili sendikal mevzuat çalışmaları bakanlar kurulundan TBMM’ye hızlı bir şekilde sevk edilecek. Bu yıl içerisinde komisyonda görüşmeyi hedefliyoruz. Bu iki düzenleme Türkiye’nin AB sürecinde 19. faslın açılışı ile ilgili önemlidir. Bu düzenlemede bir iki kritik konu hariç konfederasyonlarla büyük oranda uzlaşma sağlandı” ifadelerini kullandı.
DÖRT DÖRTLÜK BİR DÜZENLEME DEĞİL
Konfederasyonların tümünün iyi niyetli olduğunu ve katkı amaçlı masaya oturduğunu kaydeden Çelik, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Kanun Hükmünde Kararname ile eşit işe eşit ücret uygulaması yürürlüğe girdi ve böylelikle eşitsizlikler ortadan kaldırılmış oldu. 2,5 milyon kamu çalışanıyla ve 657 gibi 1960’dan kalma yasayla eksiklikler yok mudur? Tabii ki vardır, dört dörtlük bir düzenleme iddiasında değiliz. Çünkü dört tane farklı bakış açısı var. Ancak çok önemli ölçüde sorunları ve eşitsizlikleri ortadan kaldıran bir uygulama söz konusudur. Uygulamayla müsteşarlar, genel müdürler, şefler ve uzmanlar arasında bir ücret farklığı olmayacak. Kazanılmış haklar korunmak kaydıyla hangi kamu kurumunda olursa olsun eşit ücrete geçildi.”
Hiçbir konuda geriye gidişin olmadığını ve kamuya da 900 milyon TL’lik ilave bir yükün geldiğini söyleyen Bakan Çelik, “Hükümet olarak bu konuda biz görevimizi yerine getirdik. Eksiklikler varsa her platformda konuşabiliriz. Yapılması gereken düzenlemeler hakkaniyet çerçevesinde yerine getirileceğinden kimsenin endişesi olmasın” açıklamalarında bulundu.
YAŞA GÖRE EMEKLİ OLUNACAK
Primini dolduran ama yaşının dolmasını bekleyenlerle ilgili olarak Çelik, “Bizim sosyal güvenlik reformumuz yaş üzerine bina edildi. Eğer ifade ettiğiniz gibi prim gün sayısına dayandırırsak, 15 yaşında işe başlayanların 40 yaşında emekliliği söz konusu olabilecektir. Bu tür uygulamalarla Türkiye’nin geçmişte yaptığı yanlışlara geri dönülmemeli. O yanlışlar Türkiye’nin 30 yılını aldı. Bu reformun CHP doğru bir düzenleme olduğunu ifade etmişti. Dolayısıyla reformun ana ayağını kabul edip daha sonra bunun yanlış bir uygulama olduğunu iddia etmek ilkesel olarak doğru değildir. Kaldı ki ana muhalefet milletvekilleri daha dikkatli olmaları gerekirdi. ” dedi.
ÇELİK’TEN KAMER GENÇ YORUMU
TBMM’nin 24. dönemine gerilim ortamında başladığını kaydeden Çelik, AK Partili Salim Uslu ile CHP Milletvekili Kamer Genç arasındaki diyalogu da değerlendirdi. Çelik, ”Meclis milletin beklediği yasaları çıkartmakla görevlidir. Katkılar alınarak beklenen yasaların bir an önce gerçekleşmesi için el birliğine ihtiyaç vardır. Her şeye muhalefet edilirse meclisin çalışmasına katkı değil, engelleyici bir davranış olur” dedi. Meclisin gündeminin belli olduğunu ifade eden Çelik, “Gündem ile ilgili konuşma yaparsanız demokratik anlamda meclisin çalışmasına katkı sağlarsınız. Bazı hatipler ve milletvekilleri gündem ile ilgilisi olmayan konularla meclisi bu şekilde farklı yöne iterek sinirlerin gerilmesine neden olabiliyor. Kürsü özgürlüğünü birilerine çamur atmak ve leke çalmak için kullanmamalıyız” şeklinde konuştu.
AK PARTİ İÇİN DEĞİL TÜRKİYE İÇİN ÇALIŞTIK
Memur-Sen Bursa il Temsilcisi ve Eğitim Bir-Sen Bursa Şube Başkanı Numan Şeker, Bakan Çelik’e nazik ziyaretinden dolayı teşekkür etti. 550 bin üyesiyle Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütü olduğunu belirten Şeker, Memur-Sen Konfederasyonu’na bağlı 11 sendikanın bulunduğunu ve 7’sinde Türkiye genelinde yetkili sendika olduklarını ifade etti.
Referandum sürecinde ciddi çalışmalar yürüttüklerini belirten Şeker, bu süreçte yaptıkları çalışmaların ısmarlama çalışma yaptıkları yönünde yorumlar olduğunu hatırlatarak, “Biz AK Parti için değil 74 milyon için çalıştık. Bu süreçte AK Parti’den bile çok çalıştık. Ancak bu uygulamaların bizim için fayda sağlayacağına inandığımız için, bu 26 maddeyle antidemokratik uygulamaların son bulacağına inandığımız için çalıştık. Referandumla birçok kazanımlar sağladık. Mesela basit bir örnek; Hakkâri Savcısı Ferhat Sarıkaya’nın görevine son verilmişti, ancak bu paket sayesinde Ankara Cumhuriyet savcısı oldu. Ayrıca referanduma büyük tepki gösterenler, referandum ile gelen yeni uygulamalardan faydalanmak için ilk başvuruda bulunanlardır.” diye konuştu.
İLK DEFA MİLLETE SORULUYOR
Yeni anayasayla ilgili en ciddi çalışmayı Memur-Sen olarak yaptıklarını kaydeden Şeker, yasa yapılırken ilk defa millete sorulduğunun altını çizdi. Anayasa çalışmaları kapsamında 54 bin kişiyle anket çalışması yaptıklarını aktaran Şeker, bu kapsamda Uluslar arası Anayasa Kongresi düzenlediklerini aktardı. Yaptıkları çalışmalar ile ilgili kitap bastırdıklarını söyleyen Şeker, Bakan Çelik’e hazırladıkları bu kitabı takdim etti. Şeker, ayrıca kamu çalışanlarının ekonomik, sosyal ve özlük haklarını korumanın yanında toplumla ilgili çalışmaların en güzel örneklerini gerçekleştirdiklerini vurguladı.
TOPLU SÖZLEŞME MASASINA NE ZAMAN OTURULACAK
Toplu sözleşmenin anayasada bulunduğunu ancak hala yasasının olmadığını, bu yüzden toplu sözleşme masasına oturamadıklarını vurgulayan Şeker, Bakan Çelik’e ne zaman toplu sözleşme masasına oturacaklarını sordu. Eşit işe eşit ücret uygulamasının arzuladıkları bir uygulama olduğunu ifade eden Şeker, öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının bu uygulamanın dışında bırakılmasından rahatsızlık duyduklarını belirterek bu haksızlığın giderilmesini istedi.
HAKKI DEVRİM GİBİLER TELEVİZYONLARDA YER ALMAMALI
Toplantı gündeminin dışında bir konuya da değerlendiren Başkan Şeker, Hakkı Devrim’i protesto ettiğini söyleyerek, “Hakkı Devrim’in bizim değerlerimize hakaret etmeye hakkı yoktur. Peygamberimiz Hz. Muhammed’e kabile şefi, Kur-an’ın da Muhammed’in kendi sözleri olduğunu ifade edenlerin televizyonlarımızda boy göstermesini istemiyoruz. Milletin değerleriyle kavgalı olanların ise şuanda nerde olduğunu biz çok iyi biliyoruz” ifadelerini kullandı. |