Bugün
KUVVETLİ SAĞANAK YAĞIŞLI
7°C - 19°C
Yarın
SAĞANAK YAĞIŞLI
5°C - 20°C
   
 
  Muhafazakâr Modanın Kurumsal Mutfağı ‘Ala’
 
  28.01.2012 13:16:48
  Okunma Sayısı:5064

‘Az uzun etek giy’ diyen Hacı Amca’nın kurumsallaşmış hali olan Ala Dergisi ekibiyle muhafazakâr kadının moda anlayışını kapsayan keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. ‘Örtünmek Güzeldir’ sloganıyla yayın hayatına başlayan Ala Dergisi ekibiyle ‘zıvanadan çıkmış bir tesettür’den, muhafazakâr kadın imajına kadar birçok konuyu masaya yatırdık.  Genç hanımların medyaya oyuncak edileceği gibi hassas konularda da mesajlar veren Ala Dergisi ekibiyle yaptığımız röportajı beğenirseniz ve yazacağınız yorumlarla fikirlerinizi paylaşırsanız ne ‘Ala’ diyoruz ve sizleri bu sıra dışı röportajla baş başa bırakıyoruz…

Röportaj&Fotoğraflar: Gülay Yıldız – Hatice Şahin

 

Gaste Bursa: Derginin çıkış fikri nedir? Kime aittir? Böyle bir boşluk vardı ve siz onun için mi böyle bir çalışmaya niyet ettiniz?

ALA: Bu soruyu tümden gelim olarak cevaplayacaksak eğer zaten cevabı içinde. Bu boşluk varmış ki bu trendi yakaladı ama konuyu süreç olarak başından itibaren alacak olursak böyle bir talebin oluşup oluşmayacağını böyle bir ‘arz’ ortaya koymadan algılayamazdık, bunu anlamanın en doğru ve pratik yolu bir araştırma yaptırmaktı. Biz kapalı devre bir araştırma yaptırdık bununla ilgili. Selçuk Üniversitesi bize destek verdi, onların akademik desteklerini alarak yüz yüze görüşmeler yaptık. 12 bin hanımefendiyle yüz yüze görüştük, tek tek onlarla istişarede bulunduk, böyle bir fikre nasıl reaksiyon vereceklerini anlamaya çalıştık, ortak bir kanı vardı. O ortak kanı şunu söylüyordu: “Bu zamana kadar nerdeydiniz?”

GB: O zaman rahatlıkla başarısını tahmin ediyormuşsunuz diyebiliriz; zira araştırmadan çıkan sonuç epey fikir verici olmuş.

ALA: Bizim için şöyle bir şaşırtıcı tablo oldu; evet, o gün ortaya çıkan ortak kanı olumluydu ama şöyle bir örnek vermek isterim: “Halka sorduğunuzda televizyon izler misiniz?” diye büyük çoğunluk size “İzlemiyorum” ya da “İzliyorum ama belgeselleri ve tartışma programlarını” şeklinde yanıt verir. Ama sonuç olarak baktığınızda magazin programları ve diziler ciddi kalabalıklar tarafından seyrediliyordur. Hatta en entelektüel kesimin bile pürdikkat seyrettiğini söyleyebiliriz. İstisnalar olmakla birlikte… Toplumun genel kanaatini yokladığınız zaman çıkan sonuç genelde doğru olmuyor. Bizim asıl işimiz “Pazarlama ve markalama” olduğu için bu çeşit pazar analizlerine fazla güvenmemek gerektiğini, kendi deneyim ve önsezilerimizi de kullanmamız gerektiğini biliyorduk. O analiz yapılmamış olsa da, bu ihtiyacın varlığını kendi ailemizden, dostlarımızdan yakınlarımızdan da biliyorduk. Arada tedirgin olan bir zümre vardı, ama dergi sahaya çıkıp ikinci, üçüncü sayısı basıldıktan, doğru tabirle rüştünü ispatladıktan sonra o tedirgin zümrenin de dergiye alaka gösterdiğine şahit olduk. Böyle olunca da anladık ki, bizim önsezilerimizin ötesinde bir talep zaten varmış. Dergi genel olarak bakıldığında kadın moda dergisi olarak algılanıyor ama aslında dergi muhafazakâr bir hanımefendinin de zevklerini, beğenilerini, tercihlerini paylaşabildiği ya da bu endüstrinin onlara sunduğu yaşam alternatiflerini de görebilecekleri bir platform olarak hayata geçti. Bu Ala’nın genel moddosunda da böyle geçer; “güzel yaşam dergisi” dir Ala…

Yaşam tarzı “Life Style” bu bir kavram,  dünyada “Life Style” yayıncılık endüstrisiyle yeşermiş bir kavram, yani böyle algılanır. “Life Style” bir öneri sunar. Sadeliği tercih edenler, bohemliği tercih edenler vs…

 

Biz Sadece Binlerce Yaşam Tarzından ‘Ala’ Olanı Budur Diyoruz

GB: Şöyle bir iddianız mı var: “Biz inanç hassasiyeti olan muhafazakâr hanımlara nasıl yaşayacaklarını öğretiyoruz”

ALA: Hayır kesinlikle böyle bir iddiamız yok! Biz onlara diyoruz ki: Sizin zaten bir yaşam tarzınız var, kendi kendinize bulmuş olduğunuz içselleştirdiğiniz bir tarzınız var. Zaten bu konuda Türk hanımefendilerinin Ortadoğu’da da diğer Müslüman ülkelerde de gıptayla bakılan bir zarafeti, bir sadeliği var zaten. Bugün bakıldığında Türk hanımefendilerinin tercihleri, örtünüşü, yaşayışı, terminleri zaten takdirle izleniyor. Bu raporlarla da ortada, bu konuda genel bir analiz yapmışlar yine İngiliz kökenli bir dergi tarafından. Toparlayacak olursak, sizin zaten çok kıymetli bir yaşam tarzınız var, ama bunu paylaşabildiğiniz bir platform yok. Biz de siz bu olanağı tanıyoruz diyoruz. Ve bu binlerce olan yaşam tarzlarından Ala olanı budur diyoruz.

GB: Gaste Bursa okuyucuları şunu da merak ediyor; siz normalde de bu düşünce yapısında mıydınız? Yani okuyucularınızla aynı hamurdan mıydınız? Yoksa ticari manada araştırmaları yapılmış ve başarılı olunacağı kesin gibi olan bir alan mıydı muhafazakâr kadın dergiciliği?  Hani paranız vardı da bu işe mi girdiniz? (gülüşmeler) Çünkü birkaç ay evvel bir Türk girişimcinin de helal şampanya ürettiğine ve kırk kadar alternatif otelle anlaştığına dair haberler okuduk (gülüşmeler)

ALA: (gülerek) Öyle olmasa mayası tutar mıydı ki… Bir kere şunu söylemek isterim, eğer ardınızda loca, lions, cemaat, siyaset ya da başka bir güç yoksa yayıncılık akil bir iş değil. Bu tamamen gönüllü olarak yapılan bir iş, bir başarıya susamışlık, insanlara bir şeyler kazandırabilme aşkı, hırsı varsa yapılır, kaldı ki, söz konusu Ala olduğu zaman bizim Ala’yı hayata geçirmemizdeki ince nokta bu hizmeti insanlara sunabilmekti. Nedir hizmet? Ürünü katalogda sunmak ve bu konuda insanları bir platformda birleştirmek mi? Evet, böyle bir hizmet ama asıl konu şu: Biz yasayla başörtüsünü meşrulaştırdık, ama başaramayacağımız bir şey var o da başörtüsünü iş dünyasında meşrulaştırabilmek. Kariyer basamaklarını tırmanma gayretinde olan bir hanımefendinin önünde çok ciddi bir sorundu bu. Biz Ala’yla meşrulaştırılamaz sahalarda da başörtüsünün meşrulaştırılmasını sağladık… Tabi burada kariyer dediğimiz kavramı da irdelemek gerek, bizim sözünü ettiğimiz kariyer ve sözünü ettiğimiz iş dünyası şu: Kariyerin tek bir açıklaması var; bizim bir Ümit Boyner’imiz var mı? Yok, ne yazık ki…


“Moda mı tesettüre hizmet ediyor, Tesettür mü modaya hizmet ediyor?”

GB: Ala’yı diğer kadın dergilerinden ayıran unsur nedir?

ALA: Evinize götürürken utanmayacağınız bir dergidir Ala, gerçi sevenimiz kadar sevmeyenimiz de var. Çok hadsizce, burada çalışan kızların haklarına girecek kadar fütursuzca eleştirenlerde var ama onlar daha şunu fark etmedi yazık ki, bir sene öncesine kadar firmalar ara boy etekler üretmeye başladı, siz artık belli yaşa gelmiş kişiler olarak ne giyeceğinizi biliyorsunuz, kimse size zorla bir şey giydiremez ama 15 yaşında bir genç kız gidiyor onları görüyor, bir etek modeli var çokta beğenmiş, almayın dediniz almadı, ikinciye almadı, üçüncüye öyle bir şey oluyor ki, bir toplantıya gidecek yahut bir davete gidecek ve o etek diğer kıyafetlerine çok yakışıyor ve o gün onun kırılma noktası oluyor. O kızın “Ben ara boy etek giymem” kararı kırılıyor ve sokaklar o boy eteği giyen genç kızlarla doluyor. Yani bizi eleştirenlerin bunu çok iyi anlaması gerek. Bazı tesettür firmaları “Ben kataloğuma koymuyorum” diyor, ya da işte manken uzun ondan öyle göründü vs. diyorlar onu anlıyoruz artık ama mağazaya girdiğinizde “başı açık olanlarda alıyor” bahanesiyle o etekler sunulmaya başlandı. Ala olarak biz bunu defalarca toplantılarda vurguladık, üretici firmaların taahhütleriyle oturduk masaya, dedik ki eteklerin boylarını kısaltmayın, gömleklerin kollarını tam boy çalışın diye, dolayısıyla markalar üstü, kurumlar üstü, ticari kaygısı olmayan bir denetleyici oluyor Ala… İnsanlar, moda ve muhafazakâr kelimeleri yan yana gelince korkuyorlar ama oradaki fark şu: “Moda mı tesettüre hizmet ediyor? Tesettür mü modaya hizmet ediyor?” Biz tesettürü modaya hiçbir zaman hizmet ettirmedik ve ettirmeyeceğiz. Bunun çok güzel bir örneği var mesela, “İslam’da bankacılık var mı?” Yoktur; parayla oyun oynayamazsın, 1000 lira alıp 1200 lira veremezsin. Bu suçtur, günahtır, toplumsal olarak da böyledir. Allah katında da böyledir, ama eğer bu dünyaya birileri hükmedip faiz sistemini oluşturdularsa, bizim de finans kurumlarımız olacak. O paranın başka finans kurumlarına gitmesini engellemek için olacak. Bu gün moda gücünü kullanarak genç kızlara hükmedebiliyorsa, o zaman o gücü bizim elimize almamız lazım. Yani İslami finans kurumlarının açılması ne kadar doğruysa ya da ne kadar yanlışsa ÂLÂ'da o kadar doğru yada yanlış ki biz onların ‘cihad’ ettiklerini düşünüyoruz, gerçi bunu dediğimizde de bize kızıyorlar ‘cihad’ öyle olmaz diye ama… ‘Cihad’ artık bu gün böyle olmak zorunda. Bu gün İslami finans kurumları ticari faaliyetlerini bıraksa, ‘Bana ne kardeşim kapatıyorum ben’ dese, kime kaldık?  Bankaya kaldık… Diyelim ki kardeşim parayla oyun olmaz, biz bir anlamda günaha giriyor olabiliriz, bundan kaçınıyor ve kapatıyoruz dediler diyelim, kimde bizim paramız? Kimin kapısına gideriz? O zaman biz nasıl ezilmekten kurtulacağız? Şimdi tüm dünyada mini etekli olmazsan kariyer sahibi olamazsın diyen dergi varken, bizim tesettürlü kızımız Hacettepe’den, çok nitelikli bir bölümden mezun olsa, onu kim alacak ki?

GB: Çalışanlarınızın kaç tanesi bayan?

ALA: Hepsi bayan.

GB: Peki, bayanlarla çalışmanın bir zorluğu var mıdır?

ALA: Onlar kendi aralarında hallediyorlar. (gülüşmeler)


GB: Zor olmalı diye düşünüyoruz, nihayetinde onların da kaprisleri vardır, hırsları vardır. Dünyadan geçmiş, hedefleri olmayan insanlar değiller gördüğümüz kadarıyla (gülüşmeler)

ALA: Tabii ki, mesela o da bir hata, tesettürü ve tesettürlü bir hanımefendiyi, diğerlerinden fazla ve farklı olarak ‘yüce’ göstermekte zarar verebilir, sonuçta oda bir insan, o da Allah’ın kulu, onun da hayalleri var, onun da dünyayla ilgili beklentileri var, itirazları var, hedefleri var, her ne kadar beğenilmese de, seküler de olsa, o beğenmeyen beyefendi kadar ‘ulvi’ olamayabilir nihayetinde. (gülüşmeler)

GB: Sizden sonra ya da eşzamanlı olarak bu konseptte bir dergi çıktı mı?

ALA: Evet, çıktı; daha doğrusu çıkmaya çalıştı ama az evvel konuştuk ya, ‘Aynı hamurdan olma’ meselesini, işte aynı mayadan olmayan kişilerce çıkarıldığından okuyucu onu çok net hissetti, önerilen yaşam tarzının, kendi bünyelerine uyum sağlayamayacağını fark etti. Biz ilk başta sevinmiştik aslında o dergi çıktığında, ama ilk tema çekimlerine baktık ki, transparan bir kıyafet, ama kadın tesettürlü. Tuhaf bir durum vardı açıkçası, inanamadık. Her şeyden önce şu önemli, insanlar dergiyi aldıklarında ve evlerine götürüp eşlerine çocuklarına gösterdiklerinde utanmamalılar.

GB: Peki, çok açıkça soruyorum; son on yıldır siyasi manada esen bu rüzgâr size fayda getirdi mi?

ALA: Fayda getirdi diyemesek de, cesaretlendirdiğini söyleyebiliriz. Özellikle söylüyoruz ama yalnızca cesaretlendirdi, destek gördük demiyoruz. Şu noktada cesaretlendirdi son on değil on beş yılı içine alan bir zaman diliminden söz ederek söylemek gerek ki bu süreç artık muhafazakâr bir sanayicinin de çekinmeden, kendini bu konuda kanadı kırık hissetmeden ticaret yapabildiğini, her platformda saygınlık kazanabileceğini gösterdi. Konu sadece bu kadardır, yani o sanayici kendini nasıl yürekli hissedebiliyorsa bizim cesaretimiz de onunki kadardır, fazlası değil. Sonuçta biz kaliteli, içi dolu ve üzerinde çalışılmış bir iş çıkartıyoruz, kimsenin “Aman bunlar bizim çocuklar, dergilerini alalım da destek olsun” diyerek alacağı bir ürün değil satın aldıkları çalışma. İşini iyi yapmaya niyetlenmiş bir dergiyiz biz. Kapı kapı abonelik toplamıyoruz mesela ya da başka çalışmalar içinde değiliz.


Zıvanadan Çıkmış Bir Tesettür Olmasın!

GB: Toplantılarınızda hassasiyet eşiğiniz nedir? Yani ‘gerçek’ manada öncelikli konunuz tesettür mü? Yoksa şık görünmek mi?

ALA: Maksimum seviyede özen gösteriyoruz. İlk iki sayıda bize gelen kıyafetlerin durumu ortadaydı ve ona rağmen mankenlerin duruşlarını değiştirerek bunu göstermemeye çalıştık. Kollar kısaydı etek boyları kısaydı vs. Onu öneriyormuş gibi görünmemek adına olağanüstü gayret sarf ettik. Ama eleştirmek için bakıp da, ağır sözler sarf edenler bunun için ‘bozulma’ diyenler de yok değil; oysa bu bir köprü.

GB: Sorumun asıl ana fikri şu aslında. Bu böyle gider ve sosyal medyadan aldığım aynen ifadeyle söylüyorum “Zıvanadan çıkmış bir tesettür” sürecine mi gireriz? Yoksa böyle böyle doğru olanı bulur muyuz? Buna katkınız olabilir mi?

ALA: Eğer Ala gibi dergiler çıkmazsa “Zıvanadan çıkmış bir tesettür” bu ülkede olacak.

Genç kızları bu konuda suçlayamıyoruz, adı üstünde ‘genç’, ne sunulursa onu alıyor, onu model görüyor.

GB: Yani siz mahallemizdeki, mahallenin genç kızlarını koruyan kollayan, “Az uzun etek giy evladım” diyen Hacı Amca’nın kurumsallaşmış halimi oluyorsunuz bu durumda? (gülüşmeler)

ALA: Evet evet aynen öyle.

GB: Sokak çekimlerini nasıl yapıyorsunuz?

ALA: Bu konuda yüzlerce mail geliyor. Çoğu gönüllü oluyor. Yani şöyle biz ilan ediyoruz sosyal medyada, diyoruz ki Esra hanım şu gün şu mekânda çekim yapacak diye. Yanlış anlaşılan bir şey var, o kişileri biz giydirmiyoruz. Diyoruz ya bir tarz, bir duruş sahibi oldu artık tesettürlü hanımlarımız, genç kızlarımız.

GB: Çalışanlarınıza nasıl ulaştınız?

ALA: Sosyal medya sayesinde, inanın şöyle şeyler oluyor, bizi arıyorlar ve diyorlar ki “Ben şu ildeki temsilciniz olmak istiyorum ya da ben sizin için yazılar yazmak istiyorum” vs. Ekibimizde profesyonel modacı yok, ama hepsi yüreklerini koymuş, bire birde aynı sorunu yaşayan, aynı eleştirileri alan insanlar. Aynı ihtiyaca sahip olan kimseler.

GB: Siz bu ekiple markaları yönlendiriyorsunuz denilebilir mi?

ALA: Elbette, firmaların kataloglarından çok net anlaşılabilir bu durum. Aslında sadece firmaları değil, dergileri de yönlendiriyoruz denebilir. Bizim ‘Örtünmek güzeldir’ sloganıyla

Çıktığımız aydan bir kaç ay sonra ismi lazım değil başka bir dergi, bambaşka bir ifadeyle, cümle olarak benzer ama içeriği çirkin bir sloganla çıktı.

GB: Muhafazakâr erkekler için ‘Aliyyül Ala’ adında bir dergi çıkaracağınız doğru mu? (gülüşmeler)

ALA: Medyanın gücü bu. O konuyu bir mizah dergisi işledi sonra da diğer medya kuruluşları bunu gerçek gibi sundu. (gülüşmeler)

GB: Bundan sonraki planlarınızdan, projelerinizden bahseder misiniz?

ALA: Ala’nın marka oluşumuyla ilgili çaba harcıyoruz şimdi. Mecmuayı okuyucusuyla bütün tökezlemeleri ortadan kalkmış durumdaki haliyle bir araya getirme mücadelesindeyiz.

GB: Peki, şunu sormak istiyorum: Sosyal, siyasi ve ekonomik manada güç kazanan ‘Muhafazakâr kadın’ imajı mı Ala’yı ortaya çıkardı? Yoksa Ala dergisi mi ‘Muhafazakâr kadın’ a güç verdi?

ALA: Aslında biz hepsini bir kenara bırakarak şöyle bakıyoruz. İyi ki Ala var diyoruz çünkü ilk kez cinselliği, çıplaklığı kullanmadan, kadın, moda, endüstri konusu işlenebildi. Bu arada yurtdışındaki konuyla ilgili kişiler de modanın bu kadar çıplaklık üzerine kurulmasından rahatsız.

GB: Evet bir de şöyle bir konu var. Siz yurtdışındaki herhangi bir derginin taklidi gibi olmadınız, başka bir duruşunuz oldu.

ALA: Evet, yurtdışındaki birçok derginin moda önerileri açısından genç kızlar üzerinde önemli hataları var. Onların oluşturmaya çalıştıkları genç kız imajı, dejenere olmuş ‘Arap kızı’ imajıdır, yani bizim işlemeye çalıştığımız şıklık üzerinden değil de garip bir noktadalar. Şunun bilinmesini isteriz elbette, biz ‘Muhafazakâr bayan şıklığı’ konusunda öneriler sunuyoruz, kimseye nasıl giyineceğini öğretmiyoruz, öyle bir vazifemiz de yok zaten, Allah bizi böyle anlaşılmaktan esirgesin. Şuradan bakıyoruz biz, bir hanımefendi niyet etmiş, örtünmeyi istemiş, ancak bunu tebrik edebiliriz. Mübarek olsun diyebiliriz. Eleştirmek bizim vazifemiz değil; “Sen olmamışsın” demek bize düşmez.

GB: Günümüzde kıyafet o kadar önemli ki, bunun sosyal hayatta, iş hayatında ciddi etkileri olduğunun farkındayız. Hatta bu iş hayatında reddedilmelere kadar varıyor. Burada biraz ‘Muhafazakâr erkekler’ inde etkisi olabilir mi sizce?

ALA: Bu algıyı biraz da hep birlikte ürettik. Öncesinde dediğimiz ‘Profesyonel düşünme, profesyonel iş geliştirme’ algımız oturmadığından, işin doğruluğu değil de, başka başka kaygılarla hareket ettik. Herkes kendi kuralını koydu, ortaya çıkan durum da artık bu! Müslümanlar kendi aralarında gruplaşan, dış dünyaya kapalı koloniler olmamalı, aksine kendini gösteren, bir ifadeyle ‘imrendiren’ insanlar olmalı diye düşünüyoruz. Ama evet kabul etmeli ki Müslüman erkekler üniversitelerde başörtüsü konusu çıktığı süreçte, ilk anda kendilerine bir rol biçemediler, derslere girmek boykot edilirken, bir kısmı derslere gönül rahatlığıyla girdi, ne rol üstleneceklerini bilemediler, belki bunun getirdiği bir şaşkınlık vardı...

Adına türban deyin, başörtüsü deyin, başka bir şey deyin ne olursa olsun, bu kavgaya açık bir konu değil. Bu var, bu gerçek. Diyelim ki, hiç böyle bir konu yok, diyelim ki ayet yok, hatta böyle bir kavram bile yok ama bir tane hanım böyle giyiniyor. Siz buna karışma hakkını nereden alıyorsunuz? Mesele bu, bireysel tercihlere, kitlelerin saygısıyla ilgili bir durum bu. Şunu da es geçmek istemem, başörtüsü konusu çıktığında, hiç gayrimüslim birinin başörtüsüne reaksiyon verdiğini duydunuz mu? Ben duymadım. Yani konuyla ilgili ortalığı bulandıran da sözüm ona ‘Müminler’di. Ama elhamdülillah bu konuyu bu gün itibariyle pek çok platformda yasayla meşrulaştırdık ama dediğimiz gibi bazı yerlerde meşrulaştırabilmek tarz sahibi kimselerle mümkün olacak. Çünkü bu donanımda hanımlar yok değil, varlar ama saha bulamadıklarından, konumlandırılamadıklarından evlerinde oturuyorlar belki. Eleştirenler şunu henüz anlamıyorlar, biz zaten bir ‘Takva’ iddiasında değiliz. Banka ne kadar İslam’a uygunsa, bu dergi de o kadar İslam’a uygundur, bitti! Parayla parayı kazanmak, kar payı vermek, kar payı döndürmek ne kadar İslam’a uygunsa ki, iyi niyetli değillerse yatacak yerleri yok, çünkü milyonların hakkına giriliyor, sonuç olarak bununla oynuyorsak ve bunda sorun yoksa falan falan cemaat sorun yok, uygundur diyorsa, o zaman Ala’da da sorun yoktur ve uygundur. Özlenen, beklenen, hedeflenen İslam dünyası mıdır? Belki değildir ama bütün dünya Müslüman oldu da bizim haberimiz olmadı ve bu dergiyi çıkardık diye de bir şey yok. Kaldı ki, gerçek manada İslam’ı yaşarsak zaten bizim bir bankacılık sistemine de ihtiyacımız kalır mı, Tartışılır… ‘Çalışan kadın’ imajıyla çok eleştirildik biz, ama ‘kadın çalışamaz’ diyen kimsenin de Ala’yla ilgisi olamaz zaten. Düşünün ki Resulullah efendimizin refikaları da tüccardı. Ümmete finansal destek konusunda ciddi katkıları var. Batı medyası Müslüman kadını korkunç ve ezilmiş ilan ederken, Müslüman kadının evinde oturmaya bizce hakkı yoktur.


GB: Peki moda yarışmalarına katılan tesettürlü hanımlar hakkında ne dersiniz?

ALA: Eğer Ala gibi, işini düzgün yapan medya kanalları, yayın organları artmazsa bu hanımefendileri, başka yayın organları oyuncak edecek. Bakın net söylüyorum; oyuncak edecekler. Gerçi yarışmacının tercihi de tartışmaya açık, ama yine de durum hiç iç açıcı değildi.

GB: Bu konu çok su götürür, konuşulacak çok şey var ama biz yeni çalışmalarınızla tekrar bir araya gelmek üzere müsaade istiyoruz. Zaman ayırdığınız için teşekkürler…

ALA: Bizim için çok keyifliydi, içimizde kalanları etraflıca konuşma fırsatı bulduk. Çok fazla röportaj verdik ama bu röportajın oldukça verimli olduğu kanaatindeyiz. Biz teşekkür ederiz.

 

 

AKILDA KALANLAR:

Kahkaha Bazı hanımefendiler kendi aralarında ALA zirveleri yapıyorlarmış

Kahkaha Sosyal medyada ALA kombinleri ışık hızıyla yayılıyormuş Kahkaha

Kahkaha Bazı hanımefendiler mesaj kutularında ALA’yı iyi takip eden yakın arkadaşının ismini gördüklerinde ‘’yine hangi ALA haberiyle işimden gücümden olacağım acaba’’ diyerek mesajlarını geç açıyormuş Kahkaha

Şaşırma Bazı hanımefendiler ALA Dergide gördüğü modeli bulabilmek için insanüstü bir çabayla mağazaları dolaşıyormuş Kahkaha

Şaşırma Bazı hanımefendiler yalnız kendilerinin anladığı bir dille mesajlaşmaya başlamış, örn: ‘’ALA bkz.syf.136 şahane mutlaka bulmalıyız’’ şeklinde Masum

Kahkaha Bazı hanımefendiler mor ve turuncunun uyumu karşısında şaşırıp kalmışlar Kahkaha

 
Yorumlar
- MERHABA
Misafir, nermin yıldız dogu
04 Temmuz 2012 Çarşamba 16:39:05

- SÜPER
Kızlar sizi tebrik ediyorum,elinize sağlık
Misafir, recep
03 Eylül 2012 Pazartesi 14:55:14

- Başarılı Ve Güzel
Çok Başarılı Ve Güzel Buldum Almaya Ve Okumaya Değer Diye Düşünüyorum Dergide Emeği Olan Herkese En İçten Kutluyorum Ve Başarıların Güzelliklerin Devamını Diliyorum...
sinanejder63, bağlarbaşı
21 Şubat 2012 Salı 15:25:05

- Teşekkür
Çok başarılı buldum röportajınızı,ellerinize sağlık,bende yeni sayısını aldım ve keyifle okuyorum,arkadaşlara teşekkür ederiz
Misafir, leyla
02 Şubat 2012 Perşembe 19:42:00

- Sığ ve Ucuz Bir Söylem
Dergiyi basit ve sığ buldum. İçerik ucuz ve kopya. Tüketim hastası olmuş, vaktini AVM'lerde geçiren, çalışıp üretmekten çok harcamaya odaklı ve görüntüsüyle var olmaya çalışan zavallı bir kesime hitap ediyor. Yazık...
Misafir, Selime
31 Ocak 2012 Salı 11:06:52

- Başarılı
Gazetedeki arkadaşların başarını röportajıyla;Ala dergisinin derinliğini keşfettim.Takipçisiyim.Takipçinizim
Misafir, SENAY DEMİR
02 Ocak 2012 Pazartesi 17:57:59

- muazzam
dergiyi ilk sayısından bu yana takip ediyordum ama okuduktan sonra daha da içim rahat olarak satın alacağım,çok ala olmuş emeğinize sağlık
Misafir, züleyha
29 Ocak 2012 Pazar 16:03:31

- çok ala
dergiyi zaten çok beğeniyordum,gastebursa ve bayan gazeteci arkadaşlarıda bu dergıden yana tercıhlerini kullandıkları için teşekkur ettık...
Misafir, songül
29 Ocak 2012 Pazar 14:24:36

- çok güzel
HAKİKATEN ÇOK GÜZEL BİR DERĞİ ALMAYA OKUMAYA DEĞER DOLU DOLU ÇOCUK EKİYLE HER ŞEYSİYLE GÜZEL TÜRKİYE VE DÜNYA İÇİN BULUNMAZ BİR DERĞİ DERĞİDE EMEGİ OLANLARIN HEPSİNİ KUTLUYOR DAHA UZUN YILLAR DİLİYORUM
Misafir, mustafa atay
29 Ocak 2012 Pazar 09:42:50

- elinize sağlık
röpotarj için arkadaşların eline sağlık,Ala dergisini ilk sayıdan berı alıyorum,ve olayın mutfagını bıze anlattıkları için gastebursa teşekkurler
Misafir, nilay
29 Ocak 2012 Pazar 11:45:11

- bankacılık örneği
açıkcası biraz şüpheyle bakıyordum dergiye ne yalan söyleyim henüz almamıştım fakat şu bankacılık örneği bana çok şey ifade etti, yeni sayısı çıktıysa alıyorum!
Misafir, nurdan
28 Ocak 2012 Cumartesi 23:03:38

Benzer Haberler
 
Yorum Ekle
Üye değilseniz üye olmak için tıklayınız.
Kullanıcı Adı
Parola


Misafir Yorumu Ekle

 
 
Anket
Yeni Anaya neler getirir?
Ülkeye huzur, zenginlik ve adalet sağlayacaktır.
Anayasayal hükümler yazarak, beyinleri değiştiremezsiniz.
Cumhuriyetin temel nitelikleri yok edilecektir.
Ülkeyi ırk, mezhep ve sınıflara ayrıştırabilir.
Yapılmış ve yapılacak olan hiçbir şeye inanmıyorum.
Sonuçlar
En Çok Okunan Haberler
En Çok Yorumlanan Haberler


Künye - Reklam - İletişim - Misyon-Vizyon - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri

Copyright © 2011 Gaste Bursa
Bu sitenin bütün hakları Gaste Bursa'ya aittir. Gaste Bursa İhlas Haber Ajansı'nın resmi abonesidir. Haber sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayın yapmaktadır. Gaste Bursa'da yayınlanan haberler ve makaleler İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Yayınlanan yazı ve yorumlardan yazan kişiler sorumludur. Gaste Bursa Basın Ahlak İlkeleri'ne uymaya söz vermiştir.

Dünkü Gastebursa Bursa Haberleri -0,07812