|
Memur-Sen’i eleştirenlere cevap veren Şeker, “CHP seçim otobüsü üzerinden basın açıklaması yapanlar, bölücü örgütlerle işli dışlı olanlar, bir parti tarafından kendi genel başkanları değiştirilenler, ‘Memur-Sen bile’ eylemde diye küçümseyenler bizi yandaşlıkla suçlayamazlar” dedi.
Memur-Sen Bursa İl Temsilciliği Meclise sevk edilen ve memurların isteklerine cevap vermeyen Toplu Sözleşme Yasa Tasarısı’nı protesto etti.
Orhangazi Parkı’nda bir araya gelen Memur-Sen üyeleri kötü hava şartlarına rağmen eylemlerini iptal etmeyerek Toplu Sözleşme Yasa Tasarısı’nda yapılan değişiklik nedeniyle hükümeti eleştirdi. Üyeler, ‘Patronlara Babacan memura afacan’, ‘Toplu sözleşmeyi çok görenler, toplumsal sözleşmeyi zor görürler’, ‘Toplu sözleşme tasarısı, bürokratik vesayetin başarısı’, ‘Sendikacılığı bitirmenin yolu, sözleşmesiz hizmet kolu’, ‘Tasarı hükümet hatası, düzeltileceği yer Meclis çatısı’ şeklinde sloganlar attı.
Referandumla kabul edilen ve kamu görevlilerine toplu sözleşme hakkı veren Anayasa değişikliğini fiilen hayata geçirecek kanun tasarısının 16 ay gecikmeli olarak TBMM'ye sevk edildiğini hatırlatan Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi Numan Şeker, “Söz konusu tasarıyı bu şekliyle kabul etmemiz mümkün değildir. Tasarı, 12 Eylül 2010'da yakalanan ve sürdürülmesi gereken demokratikleşme heyecanıyla uyumlu değildir. Tasarı masaya değil, sahaya davet tasarısıdır” dedi.
Yasa tasarısının hizmet kolu başta olmak üzere birçok konuda uzlaşma sağlandığını vurgulayan Şeker, ancak TBMM'ye sevk edilen tasarıda üzerinde mutabakata varılan hususların bile yer almadığına vurgu yaptı.
Bu tasarının kendileri için yok hükmünde olduğunu söyleyen Başkan Şeker, Hükümetin konuya olumsuz yaklaştığını, tasarının Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'na gitmesi gerekirken, Plan ve Bütçe Komisyonu'na sevk edildiğini, ilgili komisyonun ise tali komisyon konumuna düşürüldüğünü belirtti.
Durumun ileri demokrasi iddiasıyla bağdaşmadığını ifade eden Şeker, “Hükümet adına memur sendikaları ve konfederasyonlarla masaya oturan bakanların 'evet' dediği hususların bile daha sonra değişikliğe uğratılıp, konunun tarafı olan memur sendikaları konfederasyonlarının görüşlerinin alınmaması kabul edilir bir durum değildir. Mali ve sosyal haklar gibi kamu görevlilerinin bütününü ilgilendiren konuların toplu sözleşme konusu olarak belirlenmesine rağmen TBMM’ye sevk edilen tasarıda bütün bu konular yok sayılıp dünyada karşılığı olmayan bir şey ihdas edilmiştir. Oysa 19. faslın açılması isteniyorsa, toplu sözleşme düzeninin dünyada karşılığı olan bir şekilde yapılması gerekmektedir. 16 aydır anayasa çiğneniyor, tasarıyla da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile varılan mutabakat çiğnenmektedir” diye konuştu.
'Yasayı konuşuruz, ancak biz belirleriz' görüşünde ısrar edilirse, toplu sözleşmeyi de kendi kendilerine yaparlar. Referandumda yüzde 58 'evet' çıkmasının hazzını yaşayan, ancak anayasanın 53 ve 128. maddelerindeki değişikliği hazmedemeyen bakanların varlığını üzüntüyle görmekteyiz. Ne yazık ki, 'Biz bu kadar oy aldık, nasıl olur da, memur maaşlarını toplu sözleşme masası belirler, nasıl olur da uzlaşılamazsa Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'nun kararı bağlayıcı olur' diyen bir anlayışla karşı karşıyayız.
BÜROKRASİNİN ‘HAYIR’INA DEĞİL, MİLLETİN ‘EVET’İNE KULAK VERİN
TBMM'ye, bürokrasinin ‘hayır’ı yerine milletinin ‘evet’ine kulak vermesi çağrısında bulunan Şeker, vesayet mağduru olan ve sürekli vesayetten şikâyet eden AK Parti’nin de, bürokrasi vesayeti yerine, milletin sesini dinlemesi gerektiğini söyledi.
Şeker, TBMM’ye gönderilen tasarıda yer almayan ancak hayata geçirilmesini istedikleri konuları şu şekilde sıraladı:“Hizmet kolu toplu sözleşmesine ve yerel yönetimlerde işyeri toplu sözleşmesine yer verilmeli, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Başkanı; Yargıtay, Danıştay veya Sayıştay Başkanları arasından, kanunla belirlenmeli, Cumhurbaşkanlığı, TBMM, TSK ve Emniyet’te çalışan sivil personele sendika üyesi olma imkânı verilmeli, sendika üyesi olmayanların toplu sözleşmeden yararlanmak için dayanışma aidatı ödemesini sağlayacak hükümlere yer verilmeli, toplu sözleşmenin kapsamı genişletilmeli, sendikaların elde ettiği yetki, kanun maddesiyle etkisizleştirilmemeli.”
EVET YANDAŞIZ!..
Kendilerini yandaşlıkla suçlayanlara sert sözlerle cevap veren Başkan Şeker, “CHP seçim otobüsü üzerinden basın açıklaması yapanlar, bölücü örgütlerle işli dışlı olanlar, bir parti tarafından kendi genel başkanları değiştirilenler, ‘Memur-Sen bile’ eylemde diye küçümseyenler bizi yandaşlıkla suçlayamazlar. Evet, biz yandaşız; biz kamu çalışanlarının yandaşıyız, milletin yandaşıyız, değerlerin yandaşıyız. Kamu çalışanlarının haklarının gasp edildiği her zaman meydanlardayız. Eşit işe eşit ücret bağlamında her hafta bir ilçemizde haksızlığı protesto ediyoruz. Bizim eylemlerimizi görmemezlikten gelen sendikalardan biri Ergenekon terör örgütü üyelerini Silivri’de ziyaret etmekten, diğer sendika ise KCK davasında hesap verdiğinden dolayı eylemlere fırsat bulamamaktadır” diyerek konuşmasını sonlandırdı.
|