Gaste Bursa | İnternetteki Haberiniz
Gaste Bursa - Hava Durumu Parçalı Bulutlu
32°C
18°C
Yarın Güneşli
31°C/18°C
Gaste Bursa - Hava Durumu
Sık Kullanılanlara Ekle | Açılış Sayfası Yap | İletişim | Künye
Güncelleme: 01 Ocak 0001 Pazartesi 00:00 TSİ



MHP Nerede Duruyor?
Aydın Kılıç
aydin@gastebursa.com
1
Yorum   Yorum Gönder     Metin: A A     Diğer Yazıları    Bookmark and Share
 

Önce ülkeyi birbirine katan, sonra da 12 Eylül 1980 de meclisi kapatıp siyasi liderleri hapse tıkan darbeciler, yüzlerce gencecik fidanları köklerinden kopardılar. Erbakan ve Türkeş’i hapse atan generallerin darbesinden sağcısı, solcusu, İslamcısı, ülkücüsü darbelerden nasibini aldı. Ancak; kendilerini devletin kolluk kuvvetlerinin yerine koyarak devlete sahip çımaya çalışan ülkücüler, korumaya çalıştıkları devletin zulmünden kendilerini koruyamamışlardı. Fakat ortada bir gerçek var ki, ülkücü kadroların içinde, İslami duyarlılığı ağır basan kesimler, en büyük bedeli ödemişlerdi. Mamak cezaevine tıkılan bu kesimler, çeşitli işkencelerden geçirildiler, ağır bedeller ödediler. Kimileri işkence altında hayatlarını kaybetti, kimileri de sakat kaldılar.

Alparslan Türkeş, hapisteyken Kenan Evren’e yazdığı mektupta; Ülkücü Hareket’in bölücülükle suçlanmasını ve ülkücülerin cezalandırılmasını konu edinerek, bunun gelecek nesiller tarafından unutulmayacağını ve bu milletin kendilerinden hesap soracağını ifade ediyordu.
 
Peki bu gün darbecilerden kim hesap soracak?
 
Bu günkü MHP mi?
Devlet Bahçeli’nin durduğu yere bakınca bunun çok zor olduğunu görüyoruz. Çünkü böyle bir derdinin olmamamsı bir yana, darbecilerin yanında yer alıyor görüntüsü veriyor olması böyle bir beklentiyi tümden ortadan kaldırıyor.
 
Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu, Bahçeli’nin bu tavrını önceden gördüğü için ayrılmak zorunda kalmıştır. Öt yandan asıl bedel ödeyen ülkücüler saf dışı bırakılarak kendi kaderlerine terk edilmişlerdir. Bu da yetmiyormuş gibi; Bahçeli’nin, bu tavrına karşı çıkan ve ağır bedeller ödeyen ülkücüleri; eski ülkücüler ya da ülkücülüğü terk ettikleri şeklinde suçlama yoluna gitmesi bardağı taşıran son damla olmaktadır. Bu tutum, ister istemez, hem bu insanların yüreklerinde hem de milletin kalbinde derin yaralar açmaktadır.    
 
Darbe anayasasından kurtulmak için, sivil, demokrat ve kapsamlı bir anayasa ihtiyacını, bu konuda söz sahibi olan hemen herkes dile getirmektedir. Ancak anayasanın tamamını değiştirmek mümkün olmamaktadır. Yapılan denemeler bunu göstermiştir.
 
Peki, referanduma götürülen bu değişiklik yeterli mi?
Hayır değil.
 
Yeterli değil diye bu değişikliğe hayır mı dememiz gerekiyor? Elbette yeterli olmasa da bu değişikliğe “EVET” demek gerekiyor.
Türkiye de yasa yapmanın ne kadar zor olduğunu Bahçeli bilmiyor mu? Tabiî ki biliyor. Öyleyse Bahçeli’nin derdi ne?
 
 Derdinin ne olduğu bir tarafa bu gün durduğu nokta tartışmalı bir nokta. MHP durduğu bu noktayı gözden geçirmez ise; hem tabanını kaybedecek hem de tabanının ciddi bir çoğunluğu sandıkta EVET oyu kullanacağına adım gibi eminim.Çünkü bu değişiklik yeterli olmasa bile, 12 Eylül’de bedel ödemiş ülkücülerin hesabını darbecilerden sorma imkanı getiriyor.
 
Aslında bu değişikliği en fazla MHP’liler istemeleri gerekirken, görünen manzaranın akılla izah edilir bir tarafı yok.
 
Bahçeli’nin miting meydanlarında yaptığı eleştirileri izlemeye çalışıyorum. Acaba bizden kaçırılan bir noktası mı var bu değişikliğin ki, böyle muhalefet gösteriyor. Maalesef, eleştirilerinin hiçbir tutarlı tarafını göremiyorum. Tıpkı bundan önceki genel seçimlerde olduğu gibi, tehdit ve kaba saba sözlerden başka bir şey yok orta yerde. Halbuki, geçen seçimlerde meydanlarda insanların üzerine attığı yağlı urgan, kendisine yol su elektrik olarak dönmüştü. Görünen o ki bu yanlışından bir ders almış değil. Menderes’i ipe götürenlere bu millet dersini vermişti ve vermeye de devam etmektedir. Şimdi sıranın kendisine geldiğinin farkında bile değil. Eğer referanduma giden bu anayasa değişikliğinde yanlışlar varsa, millete açıklarsın ve hayır demesini istersin.Bu senin en tabi hakkın. Muhalefet olmanın gereği de budur. Ancak söyleyecek bir sözün yoksa; tehditlerle, iplerle, hesap soracağız yollu kaba sözlerle bu milletin aklını çelmeyi düşünüyorsan, 12 Eylül sonunu beklemene bile gerek yok. Küçük bir kamuoyu yoklaması yaptır meseleyi daha iyi anlarsın.
 
CHP’yi söz konusu etmiyorum. Çünkü onun cibilliyeti biliniyor. CHP’nin tarihi bu açıdan sabıkalı. Oldum olası, ülkede gelişmelere ya kapalı kalmış ya da engelleme yoluna gitmiştir. İyi de şimdi bu MHP’ye ne demeli. Ülkenin demokratikleşmesinin önünü açacak böyle bir değişikliği engelleme konusunda, CHP ve MHP’nin yollarının kesişmesini nasıl telif edeceğiz? Böyle bir durum oldukça manidar değil mi? 12 Eylül 80 öncesi sokakları ve mahalleleri paylaşan bu iki parti, şimdi bu darbe kalıntılarının izlerini temizlemeye yönelik böyle bir değişikliği, engellemek için aynı yerde durmaları sizce de anlamlı değil mi? Bu değişikliğe kimlerin karşı çıktığına bakın. CHP, BDP,YARSAV,HSYK bir de MHP.  Siz bu formülden nasıl bir terkip çıkartıyorsunuz. Çıksa bile böyle bir terkip hangi derde deva olacak?
 
Yapılan bu anayasa değişikliğinin hangi maddesine karşı çıkıyorsunuz? Hangi maddesi, hak ve özgürlükleri kısıtlıyor? Hangi maddesi demokratikleşmeye engel teşkil edecek? Bunları sizden beklemek de bizim hakkımız. Yok eğer sadece Ak Parti yaptığı için bu değişikliğe karşı çıkıyorsanız, bunun adına başka şey derler. O zaman siz getirseydiniz de sizin hanenize artı puan yazılsaydı. Bu konuyla ilgili olarak söyleyecek sözünüz, ortaya kayacak bir fikriniz bir düşünceniz yoksa, işi sadece tehditlerle yürütmeye çalışırsanız, bu millet Menderes’i asanlara neler yaptığını sizler de çok iyi biliyorsunuz. Bu milletin sesi çıkmaz ama attığı tokadın sesi bütün ülkeyi kucaklar.
 
Uzun lafın kısası; MHP’nin bu tutumu nedeniyle tabanda ciddi bir tepki olduğu artık gizlenemez bir gerçek. Makas giderek açılıyor. MHP durduğu noktayı yeniden gözden geçirmesi gerekiyor. Eğer böyle devam ederse 2011 seçimlerinden sonra MHP’yi mecliste bile göremeyeceğimizden eminim.
 
Rahmetli Türkeş’in şimdi kemikleri sızlamaktadır. İnsanın şöyle diyesi geliyor:
Türkeş neredeeee, Bahçeli nerede?
 
Ört ki ölem…

Tüm Yazıları >


Günün Yazarları
Hayri Özturan
İmam Olmaktan Nasıl Kurtuldum?
Mehmet Göçmez
Battığın yerden çıkmak…
Ömer Faruk Gergerlioğlu
Evet

Toplam 1 yorum. Yorum yapmak için tıklayınız .
futku
26.07.2010 11:36:10
Sayın yazara ak parti tarafından hazırlanan "referandumda neden evet" isimli kitabı okumasını tavsiye ederim.Eğer kitapçığı bulamazsa ben kitaptan bir örnek vereyim. kitaptaki 40 sorudan 10.soru şöyle: "bu anayasa değişikliğiyle 12 eylül darbecileri yargılanabilecek mi?" elcevap :"hayır;çünkü zaman aşımından dolayı o döneme ait bir dava açılamaz1" Bunları ben değil ak partinin hazırladığı kitapçık söylüyor! Birazcık izan ve insaf lütfen. İçki,yalan vs İslam dininde haram da manipülasyon,demogoji,istismar değil mi acaba?

Copyright © 2009 Gaste Bursa
Şu an 96 kişi Gaste Bursa'da.