Gaste Bursa | İnternetteki Haberiniz
Gaste Bursa - Hava Durumu Parçalı Bulutlu
32°C
18°C
Yarın Güneşli
31°C/18°C
Gaste Bursa - Hava Durumu
Sık Kullanılanlara Ekle | Açılış Sayfası Yap | İletişim | Künye
Güncelleme: 01 Ocak 0001 Pazartesi 00:00 TSİ



Dış Politikaya İnce Ayar
Prof. Dr. Tayyar Arı
0
Yorum   Yorum Gönder     Metin: A A     Diğer Yazıları    Bookmark and Share
 


Özellikle Sayın Davutoğlu tarafından çerçevesi çizilen ve pozitif diplomasiye dayanan, proaktif dış politika dikkatlerin Türkiye üzerinde toplanmasına yol açmıştı. Ancak özellikle Gazze’ye yardım götüren gemilere düzenlenen İsrail saldırısının arkasından gelen BM’deki İran’a yaptırım oylamasında Türkiye’nin tavrı ve beraberinde yaşanan çok yönlü gerginlik bir anda bu havanın değişmesine yol açmıştır. Alkış toplayan ve sadece hükümete yakın olanlardan değil, hükümete karşı olanlardan bile takdir alan dış politika konusundaki iyimser hava karamsarlığa ve endişeye dönüşmüştür. Türkiye’nin içerde terör sorunu ve dışarıda Ermeni sorunu varken bir anda çok fazla risk alması, haliyle bu çok yönlü riskin yönetilip yönetilmeyeceği veya nasıl yönetileceği konusunda birtakım kaygıların gündeme gelmesine neden olmuştur.

Bu endişelerin birçoğu bugüne kadar sağduyulu olarak bilinen kalemlerden geliyorsa sanırım dikkate almak gerekir. Hükümetin izlediği proaktif politika Türkiye’nin başta Orta Doğu olmak üzere Batı toplumunda bile profilinin yükselmesine yol açtıysa bu durumu görmezlikten gelemeyiz. Ancak son zamanlarda üst üste gelen gelişmeler Türkiye’nin ölçüsüz ve hatta gereksiz risk aldığı kanısını yaygınlaştırmıştır. Türkiye’nin İran kararı, sürecin başında özellikle bölgedeki gerginliklerin azaltılması ve çatışmaların önlenmesi açısından önemli bir girişim iken, arabulucu rolünü abartarak İran’ın arkasında duruyor bir görüntü vermesi, içerde ve dışarıda şaşkınlığa yol açmıştır. Sayın Başbakan ve Davutoğlu açısından son derece tutarlı görünse de sonuçları açısından değerlendirildiğinde Türkiye’nin imajının bundan çok da olumlu etkilenmediği söylenebilir.

Son dönemde, özellikle Körfez ülkeleri, Türkiye’ye bölgede emperyal amaçları olan bir ülke olarak algılanan İran’a karşı bir denge unsuru olarak bakmaya başlamışlardır. ABD’nin bölgeden ayrılması halinde İran’la baş başa kalacaklarının farkında olan söz konusu ülkeler, Türkiye’yi bu açıdan önemsemektedirler. Körfez ülkelerinin Türkiye ve İran algılarında derece farkı olsa da genel tablo böyledir. Hükümetin Filistin sorunu konusunda aktif bir tutum içinde olması bütün Orta Doğu kamuoyunu, entelektüelleri, hatta sokağı heyecanlandırmakla beraber, İran konusundaki tutumunun aynı heyecanı uyandırmadığı bir gerçek. Hatta bu durumun biraz da şaşkınlık ve endişeye yol açtığını söyleyebilirim. Hükümet, İran konusunda tutarlı ve haklı bir tavır içinde olabilir. Fakat bundan daha ileri bir rolümüz olduğunu sanmıyorum. Dolayısıyla Türkiye’nin İran politikasını gözden geçirme zamanı gelmiştir. Elbette İran, Türkiye’nin komşusu ve çatışmacı bir ilişki içinde olması gerekmez; ama bu konu Ankara’nın terörü sona erdirmek, Ermeni sorunu konusunda çözüm üretmek ve Orta Doğu barışına aktif katkı sağlamak gibi öncelikli konulardaki hareket alanını sınırlamaktadır. Türkiye, tutarlı olmak adına somut kazanımları olan, yönetebileceği riskleri alarak küresel aktör olma amacını gerçekleştirme gibi çok daha önemli hedeflerinden vazgeçmek zorunda kalmamalıdır. Türkiye’nin Orta Doğu’da hayranlık uyandırmasının, istikrarlı ve demokratik bir ülke olması, pozitif bir dil kullanması, yapıcı ve sorun çözücü olması ve dünyayla uyumlu ilişkiler kurması gibi temel unsurlardan kaynaklandığı unutulmamalıdır. Türkiye bu özelliğinden dolayı İranlı entelektüeller tarafından bile beğenilmektedir. Umarım bu önerilerimiz bir sağduyu çağrısı olarak algılanır.



Tüm Yazıları >


Günün Yazarları
Hayri Özturan
İmam Olmaktan Nasıl Kurtuldum?
Mehmet Göçmez
Battığın yerden çıkmak…
Ömer Faruk Gergerlioğlu
Evet

Henüz yorum yapılmamış. Yorum yapmak için tıklayınız .

Copyright © 2009 Gaste Bursa
Şu an 98 kişi Gaste Bursa'da.